Manşet
günlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
günlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2010 Cumartesi

Ben bazen!


Dost musun düşman mısın söyleyebilir misin? (-ebilmek ekini kibarlıktan kullanmadım. Çünkü kibar bir insan değilim.)
Ayağımda prangalar var cidden, bir adım ileri gidemiyorum, bazen hep aynı yer, o prangalar ileri götüremeseler de geriye götürebiliyorlar ne fena!

Bugün otobüsteyken insanların güzel yanlarını görme oyunu oynadım, (otobüste canım sıkıldığında hep zihinsel oyunlar oynarım!) bir adamı çirkin gördüm diye kendimi suçlu hissettim, sonra onu tanımak istedim en güzel yanını bilmem gerek gibi…

Sıcaktan bunalmıyorum, sıcağın üzerimdeki etkilerinden bunalıyorum yoksa ben sıcakları severim ayak uyduramayan bensem sıcağın suçu ne di mi ama?!

Bazı evler bana oldukça hoş geliyor ama denizin dibinde yaşamak isteyen ben, depremden kaçan ben, içimdeki birçok ben bu kadar çelişik olmasaydı birbiriyle diyorum…

Beni heyecanlandıran şeylerin üzerine gitmeye korkuyorum bazen, sonra öyle duvarlar örüyorum ki önüme her babayiğidin harcı değil bence. Bazen de beni heyecanlandıran bir şey bulunca çok heyecanlanıyorum. Ben zaten heyecanlı bir insanım. Bunu unutmamalıyım!

Bahçeden sebze toplamak çok mis kokulu bir şeymiş!

Güzel kokulara ayrı bir hayranlığım var, parfümlere bile…

Bazen ben çok sinirleniyorum ama bazen sinirlendiğim için kendime çok kırılıyorum işte onun tamiri biraz uzun sürüyor.


Hayatımdaki bazı insanlar öyle çok, bazı insanlar öyle az ki. Ama neden onlar azalırken ben küçülüyorum?

Güzel fotoğraflar çekmek isterim tabii ki, güzel fotoğraflar güzeldir. Güzel fotoğraflar bazen hiçbir anlamları olmasa da güzeldir. Hatta kimsenin güzel bulmadığı fotoğrafları güzel bulduğum zamanlar olmuştur epeyce. Güzel fotoğraflar gerçekten güzeldir. Fotoğraf olsalar bile!

Bakan gözlere hayranım!

2 tane koltuk var, o iki tane kodluğu dev kitaplığımın önüne koyucam bi gün, odamda kitaplar okuyacam, tepemde loş bi ışık, içimde melodin, rüzgara perdeyi sallayacak, sen geldin sanıcam, huzur hayali!! (yıllar önceydi, "karşımdaki koltuk boş" diye sayıklarken ben, sen cevap vermiştin!)

Harf çeşitlerine yazı karakteri denmesi bence çok anlamlı, karakteristik özellikleri olduğu doğru çünkü. Hem ben yeni kelimeler keşfetmeyi çok seviyorum. Keşiflere tutkunum.( sizin bildiklerinizden değil)

Öyle dumanlar gördüm ki zaten yoktular!

Allahım bir buluta çevirdiğinde başını, "yalnızca bir bulut" gören zihinleri benden uzak eyle! AMİN!

Şimdilik bitti.
DEVAMI...

17 Mayıs 2010 Pazartesi

günlük


1998 yılında yazdığım günlük çıktı piyasaya, ahretliğim de yanımdaydı üstelik. ne çok güldük. ama şu komik, insanın 12-13 yaşındaki halinden şimdiye pek değişmemiş olması... gerçi o zamanlar daha iyi bir kitap okuyucusuymuşum, okuduğum kitapların özetlerini bile yazmışım, şimdi iki cümleyi yazmamak için erteliyor da erteliyorum. ruha dokunan düşünceleri blogumda uygulayacağım da okuduğum her kitap için. ama neden yaşım büyüdükçe zamansızlığım da aynı, üşengeçliğim de aynı oranda büyüyor. enerji toplamam lazım. hayat için enerji, daha çok enerji, bütün neşeli hallerime istinaden!




fotoğraftaki günlük benim günlüğüm değildir! :)
DEVAMI...