Manşet

14 Ocak 2011 Cuma

susmak


kafamda bir çiçek var, düşüncelerin yerine koydum. bazen böyle olmak en iyisi, yani düşünmemek, düşünmemeye çalışmak. kimi zaman düşünüp zihninden kovmak.

yok ben yapamam, kimseyi kovamam ne zihnimden ne de... ama en azından erteleyebilirim. öteleyebilirim. ifade etmeyebilirim bile hiç birşeyi.

hiç konuşmamak, bahsetmemek bile, bir ifade etme biçimi değil mi... yanılmıyorum.

Herkese göster : Tweet This ! Share On Facebook ! Share On Google Plus ! Add To Del.icio.us ! Share On Digg ! Share On Reddit ! Share On LinkedIn ! Pin It ! Post To Blogger ! Share On StumbleUpon ! Share On Friend Feed ! Share On MySpace ! Share On Yahoo Buzz ! Get These Share Buttons ! Google Bookmark ! Create PDF And Print Friendly ! Blog Feed !

2 yorum: on "susmak"

yineden dedi ki...

rast geldim adı yok'tan.

yazının tarihini bilmiyorum.
sadece yorum!

bahsetmemek, hiç konuşmamak yahut ötelemek geçen zamandan sonra yerini neye bıraktı?

yoksa hala bahsetmiyor musunuz?
merak ettim?

acaba düşüncelerden kaçarken, insan düşüncelerini de peşinden getirdiğini farket miyor mu?
merak ettim?

ceren baykal dedi ki...

hiç konuşmamaların tümünün bir patlama anı olduğuna inanıyorum. yazıyı yazarkenki halim de bir patlama haliyle nihayete erdi, konuşuldu. o konuşmalar bazen karşındakini kırar. ama eğer o kafandakiler zaman süzgecinden geçmiş, zihninde dallanıp budaklanmış, şahlanıp dinginleşmiş ise, o patlama halindeki konuşma sırasında tarafları en az hasarla hatta belki eskisinden daha da sağlam yoluna devam etmeye mecbur kılıyor. en azından o yazıyı yazarkenki halim için bende durum böyle oldu.

yoksa insan elbette kaçarken düşüncelerini peşinden getiriyor fakat burda mühim olan peşinde getirdikleriyle neler yapabildiği.. bence yani..:) teşekkür ederim...

Yorum Gönderme